chip satin al zynga chip satisi hayvan hastanesi antalya veteriner köpek hastanesi
Ders Çalışma Programı Yapıyoruz - Barış Türkay
404 Not Found

Not Found

The requested URL was not found on this server.

Additionally, a 404 Not Found error was encountered while trying to use an ErrorDocument to handle the request.

Ders Çalışma Programı Yapıyoruz

Konu başarı olunca herkesin dilinden düşmeyen bir şey oluyor: “Programlı Çalışmak”

Özellikle sınavlara hazırlanan öğrenciler için gerek öğretmenler, gerekse de veliler tarafından sürekli dile getirilen bir şey bu. “Aman oğlum programlı çalış, aman kızım rehberlik hocana git sana bir program yapsın” v.s. gibisinden sözleri eminim çok duyuyorsunuzdur. Hatta ve hatta bazılarınız bunu direk kendiniz söylüyordur. Rehberlik hocanızın kapısını çoktan çaldınız belki de. Belki de bu yazıyı okurken karşınızdaki duvarda duran programınıza bakıyorsunuz.

Planlı ve programlı çalışmak elbette çok güzel bir şey. Bunun aksini iddia edecek değilim. Gelin bir de beraber ders çalışma programı yapalım.

İyi Bir Program Nasıl Olmalı?

Bu konuda danışacağınız kişilerin büyük kısmı bir kağıt ve kalem alıp alttaki gibi bir tablo çizecektir.

Bu tabloda okul ve kurs günleri işaretlenecek, yemek saatleri yazılacak, saat saat hangi ders çalışılacaksa yazılacak, üstüne bir de çözülecek soru sayıları yazılacak ve mutlaka odanın en rahat görünen yerine yazılacak derler. Yani sınava giden süreçte robotik bir hayat sürmenizi isterler.

Ben bu tür programlara katılmayan birisiyim. Öğrencileri bilgisayar gibi saat saat programlayıp robotik bir hayata sokmanın hiç ama hiç mantıklı olmadığını düşünüyorum. Duygu sahibi insanoğlunun bu kadar sistemli yaşama ihtimali bence yok. Örneğin Pazartesi günü saat 17:00-19:00 aralığına İngilizce soru çözümü yazdınız ve bir pazartesi hastalandınız veya çok sevdiğiniz bir akrabanızın düğünü var veya o gün hiç ama hiç ders çalışacak havada değilsiniz sebepsiz yere. Bu durumda o programa uyabilmeniz mümkün mü? Aylar sürecek bir zaman diliminden bahsediyoruz. Bazı günlerde ders çalışmanızı engelleyecek o kadar çok faktör çıkacak ki karşınıza, şaşırıp kalacaksınız.

Peki Program Nasıl Yapılmalı?

Bu sorunun cevabı çok basit. Gün gün, saat saat sınırları çizilmiş bir program yapmaktansa, hedeflerle süslenmiş esnek bir program yapmak.

Daha önceki yazılarımda bahsettiğim bir şeyi tekrar hatırlatmak istiyorum. Sizler TEOG öğrencisi değilsiniz. Büyüdünüz artık. Kendinizi tanıyıp ona göre yol çizecek olgunluğa eriştiniz. Hangi derste ne kadar eksiğiniz olduğunu tespit edip haftalık hedefler koyarak o derslerde daha başarılı olmaya çalışmalısınız.

Hedefimizi tekrardan hatırlayalım isterseniz:

Türkçe: 35

Sosyal: 30

Matematik: 5-15 (Evet matematik!)

Fen: Olsa da olur olmasa da olur ?

İngilizce: 65-80

Diyelim ki Türkçe’de zaten 30-35 net arası yapar bir durumdasınız ama Sosyal testinde 20-25 aralığında kalıp duruyorsunuz. Bu durumda Türkçe çalışmayı azaltıp (tamamen bırakmak değil, azaltmak 🙂 ), Sosyal derslerine ağırlık verme vakti gelmiş demektir. Sosyal testinde seni en çok zorlayan dersi bulup o dersteki işlenen ama anlaşılmayan konuları iyice öğrenmek için hedef koymalısın kendine. Her gün 1’er saat tüm derslerden çalışmaktansa, eksiğin olan derslere çok daha fazla zaman ayırmalısın.

Hedeflerin şu şekilde olmalı:

Bu hafta Türkçe’de Sıfatlar konusunu bitireceğim.

Bu hafta Tarih’te Duraklama Dönemi konusunu bitireceğim.

Bu hafta Coğrafya dersinde Dünyanın Şekli konusu hakkında bol soru çözüp konuyu zihnimde oturtmam gerekiyor.

İngilizce’de If Clause konusunu bir türlü öğrenemedim. Bu hafta bu iş bitecek.

Bunlar gibi sonsuz hedef koyabilirsin kendine. Hedeflere ulaştıkça da üzerine birer çizgi çekip yeni hedeflerle yol alabilirsin.

Hedeflerini bu şekilde belirledikten sonra vicdanınla baş başa kalıp ders çalışmaya başlamalısın. Koyduğun hedeflere ulaşmak için bir hafta süren var. İster ilk günden günde 10 saat çalışırsın, ister son gün 10 saat çalışırsın, istersen de her gün birkaç saat çalışmayla hedeflerine ulaşırsın. Bugün arkadaşının doğum günü partisine gidip hiç ders çalışamadıysan, yarın biraz daha fazla çalışır bugünün eksiğini kapatırsın.

Günlük Kaç Soru Çözmeliyim?

Günde en az 500 soru çözmelisin yoksa bu iş olmaz! diye ahkam keser bazıları. Yok öyle bir dünya. Yeri geldiğinde 0 yeri geldiğinde 1000 soru çözmelisin. Bunun yolu da en baştan beri söylediğim kendini tanımadan geçiyor. Tanı kendini lütfen. Nerede ne kadar eksiğin var bil ve ona göre harekete geç. Henüz tam olarak aklına girmeyen bir konu sırada beklerken, çok iyi anladığın bir dersten veya konudan yüzlerce soru çözerek vakit kaybetme. Sık çözeceğin testler ve denemelerle eksiklerini tespit et ve onların üzerine üzerine git.

Niceliğin değil, niteliğin önemli olduğunu sakın ama sakın unutma. Sıkıla sıkıla, oflaya poflaya 1000 soru çözeceğine, gerçekten bir şeyler öğrenerek ve isteyerek 10 soru çöz. Bu senin için çok daha sağlıklı olacaktır. Amacımız sadece ve sadece öğrenmek, bunu unutma. Öğrenemedikten sonra çözdüğümüz soru sayısının bir önemi yok.

Şunu da sakın unutma. Her dersin ve her konunun kendine göre zorluğu ve kolaylığı vardır. Dahası, bu zorluk ve kolaylıklar kişiden kişiye de değişkenlik gösterir. Kiminin 5 dakikada anladığı bir konuyu bir başkası 5 günde anlar. Bu gayet normal bir şeydir. Bazı derslerde 50 soru çözerek akla oturan bir konu, bir diğer derste 500 soruda anca akla oturur. Bu nedenle günde şu kadar soru çözümü diye sınırlama kendini sakın. Öğrenene kadar çöz, çöz, çöz!

İşin Özetine Gelecek Olursak

Kısacası, kendini tanı, eksikliklerini tespit et ve onların üzerine yürü. “Ben x konusunda çok zorlanıyordum, sorularını hiç çözemiyordum ama şu anda bana çocuk oyuncağı gibi geliyor” cümlesini kurmaya başladığında anlayacaksın ne kadar doğru bir iş yapıyor olduğunu.

 

Barış Türkay

İngilizce Öğretmeni

Bir Cevap Yazın